Ağır Vasıta Sürücülerinin Bazı Toplumsal Nitelikleri, Çalışma Alışkanlıkları ve Koşullarının Trafik Güvenliğine Etkisi. Türkiye’de trafik kazaları hem toplumsal barışı, hem toplum yaşam kalitesini tehdit eden önemli bir toplumsal sorun haline gelmiş durumundadır.Ülkedeki karayolu trafik güvenliğinin sağlanması konusunda benimsenen yaklaşım 3-E ilkesi olarak bilinen eğitim,alt yapı ve denetim üçlüsünden oluşmaktadır. Bu iç ilke, diğer birçok husunun yanında,trafik güvenliğini etkileyen toplumsal,kültürel ve iktisadi hususları göz ardı etmesinden ötürü, bütün bir kararlılıkla uygulanması halinde bile trafik güvenliğini sağlamaya yetmemektedir.(Sonmez 2000, Gunnarsson 1999) Dahası,Türkiye’de bugüne kadar gerek trafik ve sürücü eğitimi, gerçek altyapı inşası gerekse denetim konusunda ortaya koyulan çaba bu yaklaşımının gerektirdiklerinin ve dolayısıyla tam uygulanması halinde elde edebilecek başarı düzeyinin çok gerisinde kalmış,hatta aksi yönde gelişmiş görünmektedir.

Nitekim,trafik kazalarında sorumluluğun abartılı bir şekilde kendilerine yüklendiği sürücülerin sürücülük eğitimi,ortaya konan yaklaşım ve müfredatın içeriği nedeniyle, bir beceri eğitimi olmaktan çok malumat ve kural ezberletme eğitiminden öteye geçememiştir. (Sönmez ve Vursavaş 2002)Trafik çevresi ve yol alt yapısı,birkaç istisna hariç olmak üzere,gerek yerleşim alanlar içinde,gerekse yerleşim alanları dışında trafik güvenliği açısından çok yetersizdir.Trafik denetimi ise, yetersiz ve etkisiz oluşunun yanında, son günlerde kamuoyuna sıkça gündemine geldiği üzere,yönlendiren ve olumlu davranışları geliştiren bir denetleme olmak yerine, denetleyenler ve denetlenenler arasında,trafik güvenliği pahasına iktisadi çıkar elde edilmesinin bir aracı haline gelmiş görülmektedir.

Bu çalışmada,belirtilen bu  hususlar bir arka plan olarak dikkate alınarak, trafik güvenliğini tehlikeye sokma konusunda yoğun bir suçlamaya maruz kalan ağır vasıta sürücülerinin suçlamaya konu olan tavır,eylem ve davranışları hakkında iki husus vurgulanmaktadır.Bunlardan ilki,sürücülerin söz konusu tavır, eylem ve davranışlarının kendilerine ve içinde faaliyette bulundukları ortamı kuşatan bir dizi toplumsal,kültürel,iktisadi ve fiziksel etkenlerle doğrudan bağlantılı olduğudur.İkincisi ise,sürücülerin trafik güvenliğine  uygun davranmalarının sağlanabilmesinin aynı zamanda onların kendi bireysel kabiliyet ve kapasiteleri ile bütünüyle denetlemeye muktedir olmadıkları bu etkenlerin de trafik güvenliği fikrine uygun bir şekilde düzenlenmedi gerektiğidir.Bu işlemler yapılırken izlenen yaklaşımın ana fikri,nasıl ki her birey içinde yaşadığı toplumun hem bir ürünü hem de üreticisi ise,bir çalışma ya da iktisadi ve toplumsal faaliyet alanları trafik ortamına katılan bireylerin kendileri ve onların eylem,tavır ve davranışların da kendilerinin olduğu kadar kendilerinin içinde buldukları şartların bir ürünü olduklarıdır.’

Abdülkerim Sönmez

Makalenin Tamamını Okumak İçin,http://pamer.pa.edu.tr/AkademikYayinlar/04122013000813109_219-238.pdf